height="600" src="http://www.flatcast.com/de/Player.aspx?sid=338122" width="800"> > < /div>

30 Ocak 2011 Pazar

Fenerbahçe Ülker- Valencia Maçı Analizi



Olympiakos maçından müthiş bir galibiyet çıkartan Fenerbahçe Ülker için bu maç, Yunanistan galibiyetini anlamlandırmak için çok önemliydi. Tarence Kinsey'in sakatlığı, zaten Engin ve Vidmar'ın yokluğuyla devam eden eksikler listesine ağır bir ek oldu. Maç öncesi beklentiler şu yöndeydi:  Pesic'in takımın başına gelmesiyle Valencia az sayı yiyen, pota altında dayak atma boyutunda sertlik gösteren, doğru atışı bulana kadar hücum disiplininden taviz vermeyen bir takım oldu. Fenerbahçe galibiyet için, pota altı savaşını kazanmalı ve top kayıplarına çok dikkat etmeli.

Ayrıca bir noktaya daha değinmeliyim. Tribünler inanılmaz heyecanlı ve ateşliydi maçta. Özellikle UNIFEB'in maça gelmesi pek alışılmış bir durum değildi. Biletlerin tamamı neredeyse satıldığı için o boğucu atmosfer Fenerbahçe Ülker'in çok işine yaradı.

Maça dönersek eğer oyuna hızlı ve yüzdeli üçlüklerle başladıktan sonra Fenerbahçe Ülker, top kayıpları ve özellikle hücum ribauntları sonucu fazla sayı görmeye başladı potasına. Oğuz'un Javtokas, Lischuk gibi uzunlara yumuşak kalması pota altı üstünlüğünü Valencia'ya geçirdi. Maçı müthiş götüren Ömer Onan ve Marko Tomas'ın faul sayıların artması Kinsey'in yokluğunda sıkıntı yarattı. Maçı koparmak için gerekli farkları yakalayan Fenerbahçe Ülker o bitirici vuruşu yapamadı. Bunda tecrübeli coach Pesic'in molaları ve ihtiyaç anında Valencia'nın yüzdeli şutlar sokabilmesi de önemli bir sebepti.

Maçın son 3 dakikasına girildiğinde herşey Fenerbahçe'nin kontrolündeydi. Fakat hücumdaki mantıksız tercihler, acele şutlar ve toplamda 18'i bulan hücum ribauntlarıyla son topa kaldı iş. Emir Preldzic'in Murat Kosova'nın deyimiyle indirdiği balyozlarla maçı kazandık ve gruptan çıkmaya bir adım daha yaklaştık.

Maçın tartışmasız adamı Ömer Onan'dı. Müthiş yüzdeli sayıları, Rafa Martinez'i kilitlemesinin yanına takıma gerçek bir kaptanlık yaptı. 30 yaşından sonra yıldız olmak böyle birşey demek ki.

Her zamanki gibi biraz magazin yapalım. Farkettiyseniz hakemleri hiç konuşmadım. Evet akılalmaz kararlar verdiler. Bunda ULEB'in bir İspanyol organizasyon olmasınında etkisi olabilir. Fakat devre arasında soyunma odasına giderken taraftarın hakemlere gösterdiği tepki sonrası suratlarını görmenizi isterdim. Bunun dışında Mirsad Türkcan'ın bir kulağının her zaman tribünlerde olduğunu ve bazı marşları bildiğinide farkettik :) Son olarak Emir'in bloklarında maçı sahanın hemen yanında izleyen NTVSPOR yorumcusu İbrahim Kutluay az daha sahaya atlıyordu. Son anda bir otokontrol göstererek yerine döndü.

Son olarak iki Zalgris maçı kayıpsız geçilirse Top8' kalıyor Fenerbahçe. Fakat grup liderliği gerekli mi onu bilemiyorum aslında. Çünkü diğer grupta Siena bir dönüş yaparsa McCalebb'in dönüşüyle en fazla 2. olabilir bence ve Fenerbahçe'yle eşleşir. Bu hesaplar daha sonraların işleri sanırım. Nice güzel galibiyetlere...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme