height="600" src="http://www.flatcast.com/de/Player.aspx?sid=338122" width="800"> > < /div>

21 Şubat 2011 Pazartesi

NBA Allstar günlükleri-2


Bu seneki son NBA Allstar gününü de geride bırakmış olduk böylece. Kobe'nin de bahsettiği gibi, kendisinin kendi şehrinde son Allstar'ı oldu bu. Büyük ihtimalle oyuncuların çoğu için de geçerli bu. 60. kez düzenlenen bu etkinlikte gecede ilk Lenny Kravitz'i gördük, tam da dün eve gelirken "Are you gonna go my way" şarkısını dinliyordum, açılış olarak beni gayet mutlu etti. Maçın başında, oyuncular takdim edilirken, hatta geçenki Allstar antrenmanında, gözler kimi aradı dersiniz ? Tabii ki Shaq. İşin gösteri yönünü O'ndan iyi kimse şu anda salona dökemeyebilir, çünkü açılışta Shaq öncülük yapıp bir dans etseydi, diğer oyuncular da kıvılcıma ateş topuyla karşılık verirlerdi. Hatta 2009 Phoenix'te yaptığı dansı belki de yıllar sonra bile hatırlayacağız. O sene de mvp olmuştu kendisi.

O'nun mirasını da eş-dansçısı Howard alabilir ancak bana göre. Geçenlerde Heat-Magic maçında LeBron'un taklidini yapmıştı maç öncesinde. Kötü duygular olduğunu düşünmüyorum, bu maçta da iyi takıldı James'e. Hatta Doğu ilk beşi maç başında hep beraber 'chalk clap' (tebeşir alkışı) ritüelini yaptılar LeBron'a jest olarak. Maça dönersek, işin eğlence yönü çok gölgelendi . Haftasonu boyunca şehirin her tarafında partiler yapıldı iyi güzel fakat, oyun olarak çaylaklar maçı daha zevkliydi. İlk yarı tüm oyuncuların sayı bulma hevesi yine her seneki gibi ortaya çıktı. Sadece Amar'e Kobe ve boşun smaçlarını izleyebildik. Blake ise bir alley-oop dışında smaçlarını dün gecede bıraktı sanırız. Asist yapmayı tercih etti.

Doğu'da Boston'lu yedekler, dört oyuncu da Final serisi gibi oynadılar tahmin ettiğim gibi. Batı'da da aynı şeyi San Antonio'lu oyuncular yaptı. Ginobili hatta maç boyu top çalma blok peşinde koştu, üst düzey savunma yaptı. Bu tür tutumlar biraz şov yönünü aşağıya çekiyor. Zaten koçlar da Popovich ve Rivers olunca, maçı kazanmaları için konuşma yaptıklarını düşünmeden alamıyorum kendimi. Çünkü Gregg Popovich maç boyu yüzünde gülümseme ifadesi ortaya çıkarmadı. Ayrıca Kobe'nin kendi şehrinde MVP ödülüne göz koyması, LeBron'un da bu ödülü O'ndan çalmak istemesi (1997'den beri ilk kez triple double yaparn oyuncu olması bunun kanıtı) oyunu biraz çirkinleştirdi açıkçası. Zaten Türkiye'ye gelen ve NBA Stüdyo'ya çıkan Horace Grant de aynı tahmini yapmıştı. Skor olarak da 3-5 sayı yanılmayla tahminler yaptı, hakkını vermek lazım.

Şova dönersek, Kobe sonunda ünlü Çin Tiyatro'sunun önüne el ve ayak izlerini bastı. Maç boyunca süren ilüzyon gösterileri de iyi düşünülmüş. Bunun dışında, Laker Girls'ün ününü duymayanımız yoktur. Laker girls ne kadar ünlüyse, Clippers Spirit Dance Team da o kadar az ünlüdür, zaten fark alkışlarda meydana çıktı. Biraz da artık bazı oyuncuların ( Allen, Pierce, Tim Duncan, Ginobili, Kobe Bryant, Garnett ) dönemi Allstar olarak kapanıyor, yeni yetişen nesil ( Griffin, Love, Durant, Westbrook) işin şov boyutuna alışıp öğrendikleri zaman biraz daha eğlenceli olacaktır. Bu yüzden bu yıl biraz geçiş yılı gibi oldu. Maçın dışında bir de Carmelo Anthony'nin takas mevzuları dolandığı için, maçın arasında bile soru yağmuruna tutuldu. Neyse ki O'nu Paul ve Bryant soru yağmurundan kurtardı.

Performans olarak da, D-Wade'in Melo'nun beklenen seviyenin altında kaldığını, Gasol, Amar'e v Bosh'un da tam tersi çok üst seviyede olduklarını belirtmek lazım. Howard bu maçta bile faul problemine girdi, komik değil mi ? Durant, Bryant ve LJ23'ün de en değerli ödülü için çok uğraştıklarından, Kobe'nin LeBron'un üzerinden sifonu çekip smacı basıp maçı düelloya çevirmesinden çok fazla bahsetmeyeceğim. MVP olan Kobe bu alanda rekoru egale edip Bob Pettit ile paylaşmaya başladı. Seneye Orlando'da görüşmek üzere...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme